• ► PEDODONTİ NEDİR?

    Çocuk diş hekimliği olarak da bilinen pedodonti, doğumdan itibaren daimi dişlenme tamamlanana kadar geçen süreçte bebek, çocuk ve genç erişkinlerin ağız ve diş sağlığı ile ilgilenen diş hekimliğinin bir uzmanlık dalıdır.

     

    PEDODONTİST KİMDİR? Lara Pedodonti

    Pedodontist ya da çocuk diş hekimi; 5 yıl süren diş hekimliği eğitimini takiben dişlerin gelişimi ve problemlerinin çözümünün yanı sıra çocuk psikolojisi, büyüme-gelişimi ve çocuğa yaklaşım üzerinde eğitim almış uzman diş doktorlarıdır.

    Peki bir pedodontistin görevi nedir?

    • Hem kliniklerinin tasarımı ile hem de çocuklara uyguladıkları davranış yönlendirme teknikleriyle diş hekimi kaygı ve korkusunun oluşmasını engellemek
    • Çocukların çürük risk sınıfını tespit etmek ve her çocuğa uygun özel koruyucu uygulamaları belirlemek
    • Çürük oluşumunda etken faktörlerden biri olan beslenmenin önemini anlatıp, çocuğun beslenme alışkanlığını düzenlemek
    • Çocukların süt ve daimi dişlerinde oluşmuş çürüklerin tespiti ve tedavi edilmesini sağlamak
    • Erken süt dişi kayıpları nedeniyle oluşabilecek ortodontik problemleri önlemek
    • Süt ve daimi dişlerde meydana gelen travma sonrası yaralanmaların tedavi edilmesini sağlamak
    • Yüksek kaygı ve korku düzeyine sahip çocuk hastalar ile engelli bireylerin sedasyon ya da genel anestezi altında diş tedavilerini gerçekleştirmek
  •  ► İLK DİŞ MUAYENESİ NE ZAMAN YAPILMALI?

    Amerikan Pediatrik Diş Hekimleri Birliği (American Academy of Pediatric Dentistry-AAPD) ve Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organisation-WHO)  tarafından ilk diş hekimi muayenesinin ilk süt dişi çıktıktan sonra (genellikle 6 ay – 1 yaş arasında) yapılması önerilmektedir.

     

    Peki bu kadar erken dönemde yapılacak muayene neden gereklidir?

    Pedodontistin hedefi çocuğunuzu çürüksüz ve sağlıklı bir geleceğe hazırlamaktır.

     

    İlk dişin sürmesiyle gerçekleştirilen muayenede;

    • Bebeğinizin ağız ve diş temizliğinin hangi fırça ve macun ile nasıl yapılacağı
    • Anneden bebeğe bakteri geçişinin engellenmesi
    • Biberon ve emzik kullanımının sınırları
    • Dudak ve parmak emme gibi zararlı alışkanlıklar
    • Çocuğun ağız ve diş gelişiminin anlatılması, hangi aralıklarla diş hekimi ziyaretinin gerekliliği
    • Diş çürüklerinin oluşmaması için yapılabilecek beslenme ve koruyucu uygulamalar konusunda anne ve baba bilgilendirilmektedir.
  • ► ÇOCUĞUMU PEDODONTİSTLE TANIŞTIRMADAN ÖNCE ONU NASIL HAZIRLAMALIYIM?

    ÇOCUĞUMU PEDODONTİSTLE TANIŞTIRMADAN ÖNCE

    ONU NASIL HAZIRLAMALIYIM?  Çocuğun diş doktoru ile tanışması

    • Önemli olan çocuğunuzun çürük ya da başka bir problem oluşmadan diş hekimiyle tanıştırılmasıdır. Çocuğun ilk randevuda edindiği tecrübe ve hekime olan güveni onun ileride karşılaşabileceği durumlara karşı hazırlanmasında büyük önem taşımaktadır. Bu sebeple çocuğunuzun ilk diş hekimi randevusunu asla ertelemeyin. Hatta onun için özel olan bir gün (doğum günü, karne günü…) seçilmesi daha uygun olabilir.
    • Unutmayınız ki çocuğunuz doğduğunda diş hekimi korkusu dahil hiçbir korkudan haberleri yoktur. Çocuğunuzun ilk diş hekimi randevusu öncesi kesinlikle ona diş hekimi deneyimlerinizden bahsetmeyin ve mümkün olduğunca olumlu düşünün. Randevu öncesi aşırı bilgilendirme onun daha çok endişelenmesine neden olacağı için sıradan bir gün gibi davranmanız çocuğunuza daha olumlu yansıyacaktır.
    • Çocuğunuza kesinlikle “acıtmayacak, korkmana gerek yok” gibi cümleler kurmayın çünkü bu durum çocuğunuzda canının yanabileceği düşüncesine yol açabilir.
    • Çocuğunuza, eğer dişlerini tedavi ettirmezse çekilmesi gerekeceği ya da iğne vurulması gerekeceği söylenmemelidir, çünkü tüm bu korkuttuğunuz tedavilere bir gün ihtiyaç duyulabilir.
    • Çocuğunuza tedavileri yaptırma karşılığında onu ödüllendirmek amaçlı hediye alacağınızı söylemeyin, çünkü bu durum çocuğunuzun tedaviyi zor bir işlem olarak algılamasına neden olacaktır.
  • ► SÜT DİŞLERİNİN ÖNEMİ

     Lara PedodontiSüt dişleri önemlidir çünkü;

    1) Çocuğun büyüme ve gelişim açısından en aktif olduğu dönemde beslenme açısından süt dişleri büyük rol oynar.

    2) Çocukların konuşmayı öğrendiği bu dönemde kelimeleri doğru telaffuz etmeleri açısından önemlidir.

    3) Süt dişlerinin diğer bir görevi ise daimi dişlerin yerini koruması ve onların doğru yerlerine sürmelerini sağlamasıdır. Bu da ileride oluşabilecek ortodontik problemlerin önlenmesi açısından büyük önem taşır.

    4) Çene kemiği ve kaslarının normal gelişimini sağlamaktadırlar.

    5) Günümüzde yetişkin bir birey kadar çocuklar da estetiğe, dış görünüme önem vermektedirler. Ön dişleri olmayan ya da çürük olan bir çocuğun okul ortamında veya sosyal yaşamında karşılaştığı sıkıntılar aslında biz yetişkinlerden çok da farklı değildir. Hatta duygularını yetişkinlere göre çok daha yoğun yaşayan çocukların bu dönemde kişisel özgüvenlerinin de oluşmaya başlaması bu durumu daha da önemli kılmaktadır.

     

    SÜT DİŞİ İSE ÖNEMSEME! NE DE OLSA KALICI DİŞLERİ SÜRECEK YANILGISI

    Süt dişleri hakkında çevremizde genel düşüncenin bu şekilde olduğu malasef bir gerçektir, aslında durum sanıldığı kadar masum değildir!!! Süt dişlerinde meydana gelen hasar ileride bizi daha büyük ağız, diş ve çene problemleriyle karşı karşıya bırakıyor. Oluşan çürük çocuğumuzun ağzındaki mikroorganizma sayısının fazla olması anlamına gelir ki bu da sağlıklı olan diğer dişlerini de tehdit altına alır. Ayrıca ileri derecede enfeksiyonlu bir süt dişinin kaybıyla yandaki dişlerin o boşluğa yer değiştirmeleri daimi diş için gerekli olan yerin daralmasına ve çocuğun ileride daha uzun süreli ve maliyetli ortodontik tedaviye ihtiyaç duymasına neden olmaktadır. Bunun yanında diş kaybı gerçekleşen bir çocuğun yaşıtlarına göre hem beslenmesi hem de konuşması bu durumdan olumsuz yönde etkilenmektedir. Halbuki teknolojinin ve diş hekimliğinde kullanılan malzemelerin bu kadar ileri düzeyde olduğu bir dönemde süt dişlerini koruyarak tüm bunlarına önüne geçebilmekteyiz.

  • ► BİBERON ÇÜRÜĞÜ

    Bebek ve çocuklarda görülen genellikle üst ön grup dişlerin diş etine yakın yüzeylerinde tebeşirimsi, beyaz nokta şeklinde başlayıp kısa sürede ilerleyen çürük tipine erken çocukluk dönemi çürüğü ya da halk arasında biberon çürüğü denmektedir. Eğer anne ve baba tarafından zamanında fark edilmezse kısa sürede pek çok dişi etkileyen bir tablo ile karşı karşıya kalabilmekteyiz. Erken çocukluk dönemi çürüğünün oluşmasında en büyük sebep uygun olmayan beslenme şeklidir. Hem anne sütü hem de inek sütü şeker içermektedir. Özellikle gece yatmadan önce ya da uyku sırasında verilen süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.

     

    Lara Pedodonti

     

    Çocuğumu biberon çürüğünden nasıl koruyabilirim?

     

    1. Biberon çürüğünün erken dönemde teşhis edilmesi ve ne gibi önlemler alınması konusunda bilgi edinmek için bebeğinizi mutlaka bir yaşından önde pedodontiste götürünüz.
    2. Bebeğinizin gece ağzında biberonla uykuya dalma alışkanlığından vazgeçirin.
    3. Dişleri sürmeye başladıktan sonra beslenme sonrası mutlaka dişlerini temiz bir tülbent (gazlı bez) ya da parmak fırça ile silerek temizleyiniz
    4. Eğer beslenme sonrası bebeğinizin dişlerinin temizliğini gerçekleştiremiyorsanız mutlaka su içirin.
    5. Bebeğinizin biberondaki sütüne bal, reçel, pekmez gibi yüksek şeker içerikli besinler eklemeyiniz.
    6. Emzik kullanıyorsanız kesinlikle emziği şeker içeren gıdalara batırmayınız.

     

  • ► KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ

     Pedodontistlerin esas görevi çocukların gelecekte sağlıklı gülümseyen bireyler olmalarını sağlamaktır. Koruyucu diş hekimliği bebeğinizin ilk dişinin çıkmasıyla başlar ve hayat boyu devam eder.

     

    Çocukluk Döneminde Koruyucu Diş Hekimliği;

    • Düzenli diş hekimi kontrolü
    • Diş gelişiminin takip edilmesi
    • Doğru ve düzenli yapılacak diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması
    • Doğru diş ipi kullanma alışkanlığının kazandırılması
    • Çocuğunuzun çürük risk değerlendirilmesinin yapılıp gerekli önemlerin alınması
    • Pedodontistinizin belirlediği sürelerde flourid uygulamasının yapılması
    • Fissür örtücüler
    • Uygun beslenme alışkanlığı kazandırma
    • Spor yaralanmalarından korunmak için ağız koruyucular
    • Kötü alışkanlıkların tespiti ve önlenmesi (parmak-dil emme, tırnak yeme, emzik kullanma vb.)
    • Koruyucu ve durdurucu Ortodontik tedavi
    • Tüm bu uygulamalar için anne ve baba ile işbirliği konularını kapsar.
  • ► FLUORİD UYGULAMALARI

    Amerika ve pek çok gelişmiş ülkede çürük prevelansının azalmasında temel etkenin düzenli fluorid kullanımı olduğu bilinmektedir. Fluorid, doğru bir şekilde uygulandığında başlangıç çürüklerinin durdurulmasında ve yeni çürük oluşumunun engellemesinde en etkili ve en basit yöntemdir. Fluorid, dişlerin çürümesini engelleyen, dişlerin yapısına katılarak onları kuvvetlendiren bir elementtir. Bakterilerin meydana getirdiği asit oluşumunu da engelleyerek dişleri korumaktadır. Pedodontistiniz, ilk randevuda çocuğunuzun çürük risk değerlendirilmesini yaparak ne tip ve sıklıkta fluorid tedavisi uygulanması gerektiğini belirlemektedir.

  • ► FİSSÜR ÖRTÜCÜ UYGULAMALARI

    Süt ve daimi azı dişlerinin çiğneme yüzeylerinde bulunan çukurcuklara fissür denmektedir. Çocuklarda görülen tüm çürüklerin % 80-90’ını fissür çürükleri oluşturmaktadır. Çocuğunuzun düzenli diş fırçalama alışkanlığı olmasına rağmen fırça kıllarının ulaşamadığı bu derin çukurcuklarda malasef diş çürükleri meydana gelebilir. Fissür örtücü uygulaması kısa sürede ağrısız bir şekilde uygulanan dişe herhangi bir zararı olmayan dişlerin çiğneyici yüzeylerinde bulunan bu çukurcukların örtülmesi işlemidir. Çiğneme yüzeylerinde bulunan bu derin çukurcukların kapatılmasıyla bakterilerin o bölgeye ulaşımı engellenerek çürük oluşumu durdurulur. Fissür örtücü uygulamaları pedodontistinizin önerdiği sürelerde kontrol edilerek; gerektiğinde (diş sıkma gibi aşırı kuvvet karşısında kırık oluşumu) onarımı mümkün olan ve çocuğunuzun çürüksüz kalmasını sağlayan çok etkili bir koruyucu uygulamadır.

  • ► YER TUTUCULAR

    Süt dişlerinin en önemli görevlerinden biri alttan gelecek olan daimi dişlerin yerini korumak ve onların doğru konumlanmasını sağlamaktır. Süt dişleri de daimi dişler gibi çürük oluştuğunda tedavi edilebilirken, ileri derecede enfeksiyon durumlarında çekilmeleri gerekebilir. Enfeksiyon ya da travma gibi erken dönemde kaybedildiğinde yandaki dişler bu boşluğa doğru yer değiştirip daimi diş için gerekli olan mesafenin kapanmasına neden olurlar. Bu durumda oluşabilecek ortodontik problemleri önlemek amacıyla yer tutucu uygulaması yapılmaktadır. Çekilen dişin ağız içindeki pozisyonu ve çekilen diş sayısına göre pedodontistiniz çocuğunuza uygun olan yer tutucuyu uygulamaktadır.

  • ► PARMAK EMME

    Emme refleksi anne karnında başlayan ve 2 yaşına kadar devam edebilen bir durumdur. Bebeklik döneminde görülen parmak emme alışkanlığı normal olarak kabul edilmekte ve çoğunlukla kendiliğinden bırakılmaktadır. Eğer çocuk 4 yaşından sonra da parmak emmeye devam ediyorsa çene yüz sisteminde kalıcı bozukluklar yaratmaya başlayabilir. Zaman içinde üst ön grup dişler ileriye, alt ön grup dişler ise geriye doğru eğilmekte, üst ve alt ön dişler arasında boşluk oluşmaktadır. Çene ve dişlerde görülen bu anomaliler emme alışkanlığının sıklığına, şiddetine ve süresine göre değişmektedir. Emme alışkanlığının bıraktırılmasında hekim, aile ve çocuk iş birliği içinde olmalıdır. Çocuğun pozitif yönde desteklenmesi, ailenin bıkmadan sabırlı bir şekilde hatırlatma yöntemini kullanması ya da emme alışkanlığını yapmadığı dönemde ödüllendirmesi çocuğun motivasyonunun arttırılması ile genellikle başarılı sonuçlar vermektedir. Bu yöntemlerin işe yaramadığı durumlarda ise mutlaka pedodontistten destek alınmalıdır.

     

  • ► TRAVMA

    Çocuklar ve aileleri için en üzücü durumlardan biri de diş travması nedeniyle çocuğun dişinin kırılması, yer değiştirmesi ya da tamamen yerinden çıkmasıdır. Diş travmalarında, travmanın şekli ve boyutu ne olursa olsun en kısa sürede mutlaka bir diş hekimine, mümkünse bir pedodonti uzmanına başvurulmalıdır. Genellikle ebeveynler düşme ya da yaralanma sonrası ciddi kanamalı biri durum yoksa pek önemsemeyebiliyorlar. Ancak travma sonrası diş kayıplarının en fazla geç müdahele edilen dişler olduğu unutulmamalıdır.  Özellikle dişin yerinden çıkması ve diş kırığı ile sonuçlanan diş travmalarında olay anından itibaren diş hekimine ulaşma arasında geçen süre ile kırılan diş parçasının veya dişin getiriliş şekli tedavinin başarısında büyük rol oynamaktadır. Böyle bir durumda ailenin mümkün olduğu kadar sakin olmaya çalışması ve hekime kazanın tam olarak ne zaman, nasıl ve nerede gerçekleştiği hakkında bilgi vermesi gereklidir. Çocuğun genel sağlık durumu (alerjik astım, eilepsi, kan hastlığı, kalp hastalığı…) ile ilgili ve tetanoz aşısının olup olmadığı konularında da diş hekimini doğru bilgilendirmelidir.

     

    Süt Dişi Travmaları

     

    Süt dişlenme döneminde çocuklarda en sık karşılaşılan travma şekli, dişlerin tamamen yerinden çıkması ya da dişin çene kemiği içerisine gömülmesi şeklinde olmaktadır. Travma nedeniyle yerinden çıkan süt dişleri tekrar yerine yerleştirilmez. Sürekli diş germi, geçirilen travma nedeniyle zarar görmemişse bile süt dişi geri yerleştirilmeye çalışılırken zarar görebilir. Bu nedenle travma nedeniyle yerinden çıkan süt dişleri kesinlikle tekrar yerine yerleştirilmeye çalışılmamalıdır. Bazen de travma sonucu diş kemik içerisine gömülebilir ve ağız içerisinde diş görünmeyebilir. Ebeveynler dişin düştüğünü ancak dişi bulamadıklarını düşünebilir. Böyle bir durumda radyografi ile diş tespit edilir ve düzenli aralıklar takip edilir, dişe hiçbir müdahelede bulunulmaz. Bir süre sonra çene kemiği içerisine gömülen dişin yeniden ağız içerisine sürdüğü görülmektedir. Dişin uzun süre sürmediği durumlarda dişin gömük kalma riskini ortadan kaldırmak için çekime başvurulabilir. Çünkü süt dişinin gömük kalması, ileride sürekli dişin sürememesine neden olabilmektedir.

     

    DAİMİ DİŞ TRAVMALARI

     

    Daimi dişlenme döneminde, diş kırıldıysa ve kırık parça bulunabildiyse kırık parça süt içerisine konularak en kısa sürede diş hekimine başvurulmalıdır.

    Daimi diş yerinden tamamen çıktıysa tekrar yerine yerleştirilebilinir ancak diş hekimine en kısa sürede ve uygun şartlarda getirilen dişlerin başarı şansı mevcuttur. Kaza anında yerinden çıkan diş bulunup diş hekimine gelene kadar çocuğun yanak içinde getirilmesi en uygun taşıyıcı ortamlardan biri olmasına rağmen bu çoğu zaman kaza anındaki panikle pek mümkün olamamaktadır. Bu yüzden dişin köküne hiç dokunmadan akan su altında yıkanıp süte konarak en kısa zamanda diş hekimine ulaşılmalıdır.

     

  • ► SEDASYON - GENEL ANESTEZİ

    İleri seviyede diş hekimi korkusu ve kaygısı olan çocukların ya da engelli bireylerin diş tedavilerini klinik şartlarda yapmak her zaman mümkün olmamaktadır. Bu durumlarda tüm diş tedavileri tek seansta sedasyon veya genel anestezi altında uyutularak gerçekleştirilebilmektedir. Özellikle aşırı kaygılı çocukların diş tedavisi sırasında ani hareketlerine bağlı olarak ortaya çıkabilecek yaralanma riski sedasyon ya da genel anestezi altında tamamen ortadan kalkmakta ve yapılan tedavilerin kalitesi ve başarısı artmaktadır.

     

    Sedasyon veya genel anestezi altında diş tedavisine karar verilen bir çocuğun mutlaka işlem öncesinde genel anestezi uzmanı tarafından muayene edilmesi ve anestezi altında herhangi bir risk olup olmadığı kontrol edilmelidir.

     

    Ebeveynlerin anestezi altında çocuklarının diş tedavilerini yaptırma kararı alırken dikkat etmeleri gereken iki önemli konu ise diş hekiminin bu konudaki deneyimi ve tedavinin tam donanımlı hastane şartlarında yapılması gerektiğidir.